Muhabbeti oluyor, konusu açılıyor nerelisin? diye soruyorlar. Bir an duraksıyorum, yahu şimdi neresinden girsem de, neresinden çıksam, nasıl anlatsam. Hatta yanımda nereli olduğumu öğrenebilmiş arkadaşlarım varsa  ‘ ya onu boşverin, onun işler karışık, asker kızı o asker kızı’ diyip konuyu kapatıyorlar, Allah razı olsun. Her ne kadar asker çocuklarının beleş kamplarda fink attığını, orduevlerinde üç kuruşa karın doyurup, beş kuruşa artistlik yaptıklarını söyleyip akıllarınca bir şey bildiklerini sansalar da o işler o kadar kolay yürümüyor. Bakınız daha nereli olduğumuzu bile söyleyemiyorken asker çocuğu olmak ne kadar kolay olabilir ki? Sadece nereli olduğumuzu söylemekte değil işin zorluğu, ona can kurban.
Askerin bırakın eşi, çocuğu, akrabası olmayı, arkadaşı olmak bile zor, çok zor.
Asker eşleri sizin bildiğiniz gibi orduevlerinde dedikodu yaparak hayat geçirmez, diken üzerinde, tedirgin koca bir hayat geçirirler, çoğu zaman çocuklarına hem anne hem baba olurlar.
Asker çocukları sizin bildiğiniz gibi beleş kamplarda fink atıp, artistlik yapmazlar, her zaman beklerler. Babalarının/annelerinin bazen mesaiden gelmesini beklerler, bazen görevden, bazen operasyondan, bazen dağdan, bazen mayınlı yollardan gelmesini, dönmesini beklerler. Bunlar da mı zor değil, bir de şu taraftan bakalım o zaman. Asker çocuğuysanız, bir çocuk olarak babanızla aranızda müthiş bir resmiyet olur,  kendi oturduğunuz evin lambalarında ‘lüzumsuzsa söndür’ , aynanın kenarında ‘ kendine çeki düzen ver’ yazılı stikerlar asılı olur.
Sabahları çocuk odasından bir ses yükselir, ‘koğuş kalk!’ kalkarsın, aynısı geceleride yaşanır. Yine bir ses yükselir, ‘Koğuş yat!’ yatarsın.
Ne kadar kolay değil mi?
Babalarımız/annelerimiz yirmi gün, bir ay, bir yıl belki de çok daha fazla zaman operasyondan gelmez. Gelmeyen gecelere, gündüzlere inat, birlikte yenilemeyen akşam yemeklerine inat, çocukluğumuzu yaşayamadığımız anlara inat, herşeye düşman olursun bazen. Ama bize düşman olmayı değil, VATAN SAĞOLSUN, demeyi öğrettiler. Her şeye inat ‘VATAN SAĞOLSUN’. Şımarık gördüğünüz asker çocuklarının kişilikleri değil, psikolojileri bozuktur. Şımarık değildir, babalarına/annelerine hasrettir.
Asker çocuğuysanız ve babanız sizden alınmışsa, boyunuzdan büyük hayaller kurarsınız, ‘ bende büyüyünce asker olup, terörist öldüreceğim.’ (Bir gün gerçekleşeceğini umarak.)
Asker kızıysan barbie bebeklerle oynamazsın, lojmanın bahçesinde sana erkek gibi davranan asker abilerinle futbol oynarsın. Oyuncak askerlerle kocaman bir ordu kurar, oyuncak silahlarınla hayali kötü adamları öldürürsün.
Ne kadar da kolay değil mi asker çocuğu olmak?
Hayatınızın yollarda geçtiğini, doğum yerinizin büyüdüğünüz yer değilde, sadece doğdunuz yer olduğunu, sürekli okul, arkadaş, yer değiştirdiğinizi düşünün.
Sürekli sevdiklerinizi, çocukluk anılarınızı ardınızda bıraktığınızı, disiplin ve kurallar içerisinde müebbet yediğinizi, ömür boyu asker olduğunuzu düşünün!
Çünkü asker çocuğu olmak böyle bir şey.
Size hala mı kolay geliyor, hala mı şımarık ve baba parası yiyen çocuklarız akıllarınızda. O zaman devam edelim…
Asker kızı, oğlu, eşi olmak;
-Memleketinizin olmaması demektir.
-Nerelisin sorusuna vereceğiniz cevabı karşınızdakine nasıl anlatacağınızı 15 saat düşünmek demektir.
-Ailenizde herkesin doğum yerinin farklı olması demektir.
-Okul değiştirme konusunda tam bir rekortmen olmak demektir.
-Babanız/anneniz emekli olmadan size ait bir evinizin olmaması demektir, kira’dan kiraya koşmak demektir.
-Babanıza/annenize karakoldaki askerleri yetmemiş de bi sizin asker olmadığınız kalmış gibi yaşamak demektir.
-Her 2/3 yılda bir yeni bir hayata, serüvene sıfırdan, yeni baştan başlamak demektir.
-Sivil hayata alışmada zorluklar çekmek demektir.
-Mesai aracı lojmana girdiğinde aynı kıyafeti giymiş onlarca rütbelinin arasından, kendinizinkini bulmak demektir.
-Akrabalarınızdan uzak, halanı, teyzeni,amcanı kuzenlerini tanımadan, onlarla çocukluk yaşayamadan, tek bir hatıra bırakamadan büyümek demektir.
Cedric için 8 yaşındaysanız hayat çok zor mu bilmem ama, asker çocuğuysanız hayat gerçekten çok zor.
Babanız şehit olmadan kimse için değeriniz yoktur, doğuda kahraman çocuğu, batıya gelince keyif çocuğusunuz derler.
Askerin hala kim olduğunu anlamayıp onları klimalı ofislerde görevli memurlardan değersiz gören zihniyete inat, şehit cenazelerinde taktıkları siyah gözlüklerin ardından bakanlara inat, biz asker çocuklarının şımarık olduğunu ve el bebek gül bebek büyüdüklerini söyleyenlere inat VATAN SAĞOLSUN.
Bütün zorlukları geçtik…
Biz şanlı ay ve yıldızı taşıyan üniformaların hakkını veren orduların çocuklarıyız.
Biz, sizler rahat uyuyun diye , rahatından olanların çocuğuyuz.
Bizler, siz evlatlarından ayrılmayın diye, evlatlarından ayrı kalanların çocuklarıyız.
Babamız/annemiz SAĞOLSUN!
VATAN SAĞOLSUN!
 Şimdi nerelisin diye sorduklarında cevap verirken çok düşünmüyorum.
Nerelisin?
Elhamdulillah asker çocuğuyuz, GURURLUYUZ.
   *           *           *
Tüm askerlerimizin ve ailelerinin Allah yar ve yardımcısı olsun, babaları/anneleri şehit olan kardeşlerimize Allah sabır, evlatlarını vatan uğruna şehit veren analarımıza babalarımıza güç versin.
Vatan SAĞOLSUN!